Yrd.Doç.Dr. Orhan Erdem
2011 yılını bitirip 2012'ye girdiğimize göre konut sektörü ve finansmanıyla ilgili geçirdiğimiz yılla ilgili bir değerlendirme yapabiliriz. 2011 yılına tarihi en düşük konut kredi faiz oranlarıyla girmiştik. Ortalamada aylık %0.79'a (Şekil 1) kadar düşen konut kredileri yılında ilk yarısında çok hareketli bir satış trendini başlattı ve bu durum Haziran ayına kadar yüzleri güldürdü. Bu sebeple, konut satın alma iştahını ölçen Mortgage Barometre Haziran ayında en yüksek seviyesi olan 86'ya kadar ulaştı. Avrupa'da önce Yunanistan'la başlayan borç krizi sonra İtalya, İspanya gibi ülkeleri de sarsmaya başlayınca bütün dünyada yaşanan tedirginlik az da olsa ülkemize de yansıdı. Bu durum Merkez Bankası'nın(MB) ekonomiyi soğutma polikasıyla da birleşince faiz oranları kademeli olarak artmaya başlayarak ortalama konut kredileri oranları Aralık 2011'de %1.2'ye kadar yükseldi. Dünyadaki bu tedirginlik konut satın alma iştahını da etkiledi ve Haziran ayından sonra önemli dalgalanmalar gösteren Mortgage Barometre Aralık ayı içerisinde yılın en düşük değerlerinden biri olan 76'ya kadar geriledi. Bu değer konut satın alma iştahının bayağı düştüğünü gözler önüne seriyor. Sene sonu itibariyle konut sektöründeki iyimserlik sene başındaki seviyesinden uzak görünüyor. Senenin ikinci yarısındaki Mortgage Barometre ortalaması, ilk yarısındaki ortalamadan hayli düşük.

-Şekil 1-
Konut kredilerine bakacak olursak: 2010 yılı Aralık ayında 60.5 milyar TL olan konut kredileri hacmi 2011 yılı Aralık ayında 74.5 milyar TL'ye yükselerek % 23 artış göstermiş oldu (
Şekil 2). Bu oran her ne kadar 2008 ve 2009 yıllarından yüksek olsa da 2010 yılının gerisinde kalmış oldu.
-Şekil 2-
Gelecek Beklentileri ve Sonuç
Önce ankette soru sorulan insanların beklentilerini özetleyelim, sonra da kendi düşüncemizi yazalım. Şekil 3 ve Şekil 4'ten de görülebilceği gibi Aralık ayında anket yapılan insanlar önümüzdeki 6 ay içerisinde hem ev fiyatlarının hem de faizlerin aynı kalacağını düşünenler az farkla da olsa çoğunlukta.
-Şekil 3-
-Şekil 4-
Ancak ben faizlerin artacağını düşünen insanlardanım. Sebebini ise şöyle açıklayayım: 2011 yılı enflasyonu Merkez Bankası (MB)'nın hedefi olan %5.5'u çok aşarak %10.45 olarak gerçekleşmesiyle enflasyon riski MB'nin tekrar gündemine oturmuş oldu. MB enflasyonu tekrar kontrol altına almak için, önümüzdeki aylarda gerek gösterge faizler gerekse de zorunlu karşılık oranlarıyla oynayarak kredi artışını daha da yavaşlatacak gibi görünüyor. Bu da faizlerin en az birkaç ay daha yükselmesi anlamına geliyor. 2012 yılı 2011'den biraz daha zor geçecek gibi duruyor.
Email:
oerdem@bilgi.edu.tr